Anket:
Sitemizi Beğendiniz mi?
Ana Sayfa | HABERLER | SENOZ DİRENİYOR, SENOZ'DA FİDAN DİKİYORUZ !

SENOZ DİRENİYOR, SENOZ'DA FİDAN DİKİYORUZ !

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
image

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TEMA Vakfı ve Senoz Derneğimizin girişimiyle gerçekleşecek olan eylemle ilgili duyuruyu sunuyoruz. Bölgede oldukça faal olan TEMA vakfı Rize temsilcisi Nevzat Özer beye ve bu eylemin gerçekleşmesine yönelik değerli katkıları için Ahmet Ali Kork beye tüm Senozlu'lar ve doğa severler olarak sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Eyleme konuya duyarlı bütün doğa dostlarını bekliyoruz.

 

Değerli Arkadaşlar,

    

Bölgemiz uzun süredir yapılmak istenen yüzlerce HES Projesinin tehdidi altındadır. Bütün  derelerimiz kaynağından denize kadar tünellere alınmak suretiyle kurutulmak istenmektedir. Bunun adı tam bir ekolojik felaket,  vadilerin derelerin  soykırımıdır.

Mahkemeler 20 den fazla projede yürütmeyi durdurma ve iptal kararı vermiştir. Yöre halkı Temsilciliğimizin de içinde bulunduğu sivil örgütlenmeleriyle onurlu bir direniş göstermektedir. Rize bu direnişin merkezi durumundadır, suyunu, toprağını, yaşam alanlarını koruma bilinci ülke geneline yayılmaktadır.

Mücadelenin sürdüğü vadilerden birisi de ilk HES projelerinin başlatıldığı SENOZ Vadisidir. Yöre halkı geçtiğimiz yıl birlikte düzenlediğimiz iki miting ile kararlılığını ortaya koymuştur. Yoğun göçler nedeniyle  sayıları iyice azalmış olsa da Senoz halkı yaygın ve onurlu bir direniş  göstermektedir.

 

Senoz da mahkeme kararları uygulanmıyor!

 

1yıldır inşaat faaliyetleri yasa dışı olarak sürüyor.

 

Çevre Bakanlığı ÇED Gerekli Değildir diyor.

 

Mahkeme iptal ediyor, Bakanlık firmaya göz yumuyor.

 

Halk; Vadi  Doğal SİT Alanı ilan edilsin diyor,

 

Koruma Kurulu;"Hayır HES ler SİT özelliğinizi yok etmiş" diyor.

 

Sevgili Doğaseverler,

 

Senoz daki gelişmeleri yerinde görmek, saygıdeğer Senoz Halkı ile buluşmak, birlikte sohbet edip horon oynamak, yok edilen doğa için fidanlar dikmek üzere  10 Ocak 2009 günü Senoz'a gidiyoruz.

 

Senoz Yöresi Derneği ile birlikte düzenlediğimiz bu etkinlikte sizleri  Senoz da görmek istediğimizi belirtiyor, saygılarımızı sunuyoruz.

 

Nevzat Özer

TEMA Vakfı

Rize Temsilcisi

 

Program:

 

08.30 PTT Önü buluşma ve Rize'den  hareket

 

Kendi araçlarıyla gelecek olanlar için;

Buluşma yeri ; 09.30 Kaptanpaşa Köyü Kahvesi- Senoz

09.30-10.30  Kahve de yöre halkı ile buluşma

10.30-11.30 Çataldere'ye hareket, vadideki tahribatın fotoğraflanması

11.30-12.00 Fidan dikimi

12.00-14.00 Çataldere Köy Meydanı etkinlikler

 

Yorumlar (18 Yorum Eklendi):

osman erten Tarih: 06 January, 2010 05:33:19
avatar

Sayın Nevzat.

Tema önemli bir sivil insiyatiftir. Ancak Rize için ilçelerde temsilcilikler olmalıdır.

Öğrencilerimiz gönüllü üyeleriniz olmalıdır.Yeni nesli bu konuda duyarlı kılmalı ve yöremizde yaylalar, erezyon, yangın, dere ve göllerin korunması ve atıkların denizlere vadilere ve su kaynaklarına atılmaması gibi çevre konularında ailelere ulaşma sağlanmalı.

Belediyeler böyle bir çalışmaya katılmaz mı?

Ağaçlandırma şöleniniz kutlu olsun.....
Patomyalı Tarih: 08 January, 2010 03:59:02
avatar
Herşeyin bir Mevsimi olduğu gibi, Fidan dikmeninde bir Mevsimi var.

Bu Haberi İnternette okuyunca karakışda Fidan dikilirmi diye kendi kendime soruverdim. En iyisi ben bu işi bilen birisine sorayım dedim ve oturduğum evin yakınında 100 seneden buyana bu işle uğraşan Alman arkadaşın işyerine gittim. Beni görünce biraz şaşırdı. Bayan.... ilkbahar gelmedi henüz diye espiri yaptı. Çünkü Bay Walter kalıydı, ben kendisinden ilkbaharda Çiçekler alarak evimin Balkonuna ve Bahçeye dikerim onları.

Kendisine durumu anlattıktan sonra,bana dönerek üç defa nein, nein, nein (hayır) aman şimdi agaç filan dikilmez dedi; neden diye soruverdim hemen tabii doğal olarak, cevap: Agaç dikmenin mevsimi değil dedi ve ekledi, eğer fidanı diktiğiniz çukur en az 50 cm derin değil ise o fidanı hiç dikmeden çöpe atmak daha akıllı bir iş olur, en azından yorulmazsınız dedi.

Şimdi size soruyorum siz bu işi Bay Walter'den daha iyi bilemezsiniz herhalde. Dede mesliği ile senelerden beri uğraşiyor olması ve kakakışda hiç Fidan dikmemiş.
Hoşçakalın
Yunus Kork Tarih: 08 January, 2010 10:37:36
avatar

Aslında fidan dikme girişimi sembolik bir faaliyet olsa gerek.

Yani birilerini bu faaliyetle utandırmak anlamında bir faaliyet olduğunu düşünüyorum.

Ama faydası olacağını sanmam utanmaz utanmazdır.

Yüzüne tükürsen rahmet yağdı der.
admin Tarih: 09 January, 2010 12:36:48
avatar

Potamyalı arkadaşın değerli katkıları ufkumuzu genişletti doğrusu.

Üç defa Bay Walter "nein nein nein" demiş,

Eskiler, cehlin bu mertebesi sehl olmaz demişlerdir;

Hamakatın bu mertebesi sehl midir?

Başka ne diyelim çetin bir dertle malul olan bu arkadaşa,

Allah yardımcın olsun diyelim
ongici Tarih: 09 January, 2010 03:17:34
avatar

bay walter'i tanımam.ama kendisinin çok bilgili hatta allame-i cihan diyebileceğimiz ölçüde aşkın bir kişilik olduğu, yukarıdaki anlatımdan da anlaşılmaktadır.

bay walter, fidan dikiminin bu mevsimde olmayacağını çok veciz bir biçimde üç kez 'nein nein nein' diyerek, bizlere ruhumuzun derinliklerine ve bilinç altımıza dek uzanan bir dersle anlatmaktadır.

alamanlar gerçekten çok teknik insanlardır. her işlerini belli standartlara göre yaparlar. bu disiplinle yoğrulmuş olan alman kardeşlerimiz, bize bir kez daha kendi aşkınlıklarını kanıtlamış oluyorlar.düşünün ki, bu alman kardeşlerimiz 2.paylaşım savaşından yerle bir olmuş olarak çıkmışlar, ama kısa zamanda toparlanarak dünyanın en kalkınmış ülkelerinden biri olmayı başarmışlardır. işte hep bu aşkınlık sayesinde...

şimdi de bize ağaç dikiminin bu mevsimde olmayacağını cahilliğimizi yüzümüze vurarak bize öğretme gereği duymuşlardır. yine rezil olduk dünyaya.elin alamanı bizi yine madara etti. ama bunun suçunun kimde olduğunu biliyorum ve itham ediyorum!

ey ahali bilin ki, bu sitenin elemanları, başta ismail akyıldız, salh karakaş, mustafa akyıldız, sonra sinan akçal, dr. osman erten, yunus kork, hatta gürgenli ana bu konuda suçludur. cezaları da en kısa sürede verilmelidir.

ilkin de gürgenli ana'nın yıllardır bükülmüş olan beli yeniden doğrultularak işkence edilmeli! sonra ismail'in gözlükleri gözüne sokulmalı, sinan akçal'ın o sivri dili de, dağlarda taşların üstünden tuz yalayabilsin diye inek diliyle değiştirilmelidir.

bunları gerçekten istiyorum! bre cahiller! hangi mevsimde fidan dikilmesi gerektiğini nasıl bilmezsiniz..sizin yüzünüzden rezil olduk elin alamanı bay walter'e.

hadi siz bilmiyordunuz,ananızdan babanızdan da mı öğrenemediniz...

arkadaşlar fidan dikimi şubat-mart ya da eylül ekim aylarında yapılırsa doğru zaman olur.

ama biz her mevsim dikine gideriz

ama biz her mevsim umut ekeriz...

bu mudur?
hevenkli Tarih: 09 January, 2010 04:50:05
avatar

Cahilliğimizi yüzümüze vurup durmayın lütfen.

Bu yaştan sonra gürgenliyi alaman kapılarına gönderemeyiz.
ongici Tarih: 10 January, 2010 12:21:18
avatar

öyle sanıyorum ki, bu iş yine ona kalacak.baksanıza herkes arazi oluyor.onlar saklandıkları yerden bizi izliyorlar sanırım.

hazıra konmak için zaman kolluyorlar...
ecdeher Tarih: 10 January, 2010 04:59:15
avatar
Tema'nın düzenlediği bir organızasyonda gürgenli ve diğerlerinin pek falza bir suçu olmasa gerek :)))
Nevzat Özer Tarih: 11 January, 2010 02:19:21
avatar

Fidan dikim zamanındaki hassasiyete teşekkür ederiz.

Yaptığımız iş bir ağaçlandırma projesi değil, sembolik anlamda tahribata ve hukuk tanımazlığa dikkat çekmek amacında da olsa titiz davranmalıyız.

Diktiğimiz fidanlar 4-5 yaşında, o bölgedeki ladinlerden üretilmiş tüplü( topraklı)fidanlardır.

Tutma olasılığı orman teşkilatının ağaçlandırmalarından daha az değildir.

Topraklı olduğu için mevsim çok önemli değil.

Senoz gibi özel alanlarda fidanların tutma olasılığından çok, yabancı bitki türleri olmaması çok önemli.

Rize TEMA
Yunus Kork Tarih: 12 January, 2010 01:09:24
avatar

"Patomyalı" takma adıyla yazan arkadaşımızı tanımıyorum.

Ama böyle alaycı bir yaklaşımla kendisini rencide etmek yerine konuyu ve amacın ne olduğunu kendisine izah etmek daha doğru bir yaklaşım olmaz mıydı?

Kendisinin art niyetle böyle bir tavır sergilediğini sanmıyorum.

Sadece amacın ne olduğunu tam olarak anlayamadığından böyle bir tavır sergilediğini düşünüyorum.

Bu ve benzeri yaklaşımlar davaya destek verenleri muhalif olmaya yönlendirmez mi?

Asıl amaç insanları davaya ikna etmek olmalıdır düşüncesindeyim.

Herkese sevgi ve saygılar...
Gülşen Akyıldız Tarih: 12 January, 2010 06:24:19
avatar

Ongici

Seni, seviyeli bir yazışma ortamına davet ediyorum. İnsanları yazdıklarına sürekli cevap vermek zorunda bırakma, hakaret etme.

Walter'i göklere çıkarıp diğerlerini yerme. Eylem eylemdir zamanı insanlar belirler tutarmı, tutar..tutmazsa bir daha, bir daha, bir daha.....
ongici Tarih: 14 January, 2010 12:45:16
avatar

öncelikle, yazımı okuyup ilgi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim.

burada görüşlerini bildirme inceliğini gösteren değerli yazarlarla tamamen aynı saflarda yer aldığımızı düşünüyorum. bu nedenle ilkesel açıdan aramızda olumsuz bir tartışma olacağını sanmıyorum.

ancak ve ancak bu haklı davamıza olan inancımız yararına düşüncelerimizi birbirimize açıp, varsa birbirimizin yanlışlarını bilgimiz ölçüsünde ortaya çıkarıp, barış içinde düzeltmeye çalışmak birincil ödevimizdir.

yunus bey'in 'potamyalı' takma adıyla yazan kişinin yazısıyla ilgili yaptığım yorumu tedirginlikle karşılamasını saygıyla karşılıyorum.

ancak, bu kişinin art niyetli olmadığını düşünmüyorum. düşünün yunus bey, burada siz de dahil bir avuç insanın gece gündüz demeden, işini gücünü, ailesini ihmal ederek, üstelik bir sürü insandan hakaretler işiterek, bir sürü insana ulaşarak, o bir avuç insanı çoğalta çoğalta koskoca bir ülkeye yayanlara saygısızlık etmek hiç de yabana atılacak birşey değil.

hele hele herr walter'in ağzından konuşmak bana düpedüz dalga geçmek gibi geldi. kaldı ki, yorum yazımda kendisine asla hakaret etmiş değilim. olaya siteyi izleyenlerin daha çok dikkatini çekmek amacıyla ince bir mizahi biçemle yaklaşmayı seçtim. yoksa amacım kimseyi kırmak ya da alay etmek değildir, olamaz da.

bu nedenle yunus bey'in içini ferah tutmasını rica ediyorum.

ayrıca değerli gülşen hanım'la tamamen aynı tarafta olduğumuzu, bu haberle ilgili yazımı sitedeki diğer yazılarımla birlikte yeniden okuyup değerlendirmesini önemle rica ediyorum.

saygılarımla...
Hevenkli Tarih: 14 January, 2010 04:32:13
avatar

Sevgili Gülşen , zannediyorum bir yanlış anlaşılma var zira Ongici arkadaşımızda en az sizin kadar HES karşıtıdır sadece ,olaya mizahi açıdan yaklaşmak istemiştir ,ikinizde asla karşı karşıya gelemeyecek kadar bilgi birikim sahibisiniz.

lütfen yorumu bir kez daha okumanızı istirham ediyorum.

Saygılarımla..
Gül$en Tarih: 15 January, 2010 05:29:40
avatar
ongici;

Evet haklisiniz. Yorumu tekrar okudum hem Patomyalinin yazisiyla karistirdim hem de yazinin icerigini, mizahini anlayamadim.

Bu yanlis anlasilma icin üzgünüm. Hevenklinin uyurisinada tesekkürler.

Sevgiyle kalin
Hevenkli Tarih: 15 January, 2010 05:13:32
avatar
Anlayışınıza ve duyarlılığınıza sonsuz teşekkürler..sevgiyle kalın
ongici Tarih: 16 January, 2010 12:14:04
avatar

'dünyayı güzellik kurtaracak
bir insanı sevmekle başlayacak herşey'
Yunus Kork Tarih: 16 January, 2010 08:24:27
avatar

Sayın Ongici zaman içerisinde sizin sezinizin doğru olduğuna kani oldum.
ongici Tarih: 19 January, 2010 12:59:37
avatar

yunus bey, insanı insan yapan en önemli nitelikler adalet,erdem ve sabırdır diye düşünüyorum.

bu öznitelikleri birçoğumuz yeterince taşıyoruz sanıyorum.

ne ben, ne siz ne de bu eylem sürecinde canını dişine takan birçok ortak dostumuz,
'hiç kimseden /hiç birşey beklemeksizin/bir şarkı söyler gibi ölebilirler'
yalnızca adalet için,özgürlük için,eşitlik için,hak için...

ve yalnızca insanca yaşamak ve yaşatmak için...

hangi ortak dostumuz,bu eylemlilik sürecinde en küçük bir kişisel çıkar peşinde koşuyor? işte o güzel ve onurlu insanlardan biri bana telefonda 'herşeyi askıya aldım,tamamen bu işe odaklandım' diyordu. ne uğruna peki?

kar edebilmek uğruna insanların geleceklerini satın almak için acımasızca saldıran bu gözü dönmüş leş kargalarını topraklarımızdan çıkarabilmek uğruna.

peki nedir onları bu acımasız saldırıya karşı direnmeye iten? üstelik kendi insanlarından bile karşılık göremiyorlarken.
tek bir ölçütleri var:başka bir dünya mümkün.

bu topraklarda bu ölçüde bir eylem birliğine ulaşmak neredeyse tek örnek. onlar bunu başarıyorlar. bu topraklarda örgütlülüğün neler yapabileceğini gösteriyorlar insanlara. insanların korkularıyla yüzleşmelerini ve saldırganlara karşı bir araya gelmenin korkunç vurucu bir güç olabileceğini kanıtlıyorlar.daha ne olsun?

kutsallaştırılmış gücün karşısında genlerine işlemiş korkuyu ayaklarının altında eziyorlar.

özgürlüğün, adaletin, erdemin bayrağını örtüyorlar dağlara, derelere, yollara, alanlara...
ve kapitalizme satılmış ruhumuza...

yalnızca insanı insan yapan değerleri koruyabilmek için...

değmez mi herşeyi askıya almaya?

Yorumunuzu Ekleyin comment

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Bu haber için oy ver
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.0.3