Anket:
Sitemizi Beğendiniz mi?
Ana Sayfa | HABERLER | YUMURTA SERMAYE İSE

YUMURTA SERMAYE İSE

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
image

 

   

       

   

   

     

    

 

 

 

 

   

Senoz’un Madenli köyünde, 19  Kasım 2009 tarihinde, yeni bir Hidroelektrik Santrali (HES) inşaatı için, halka yönelik, ÇED bilgilendirme toplantısı yapıldı. 

 

Senoz’daki HES faaliyetlerini yakından takip ettiğimize göre bu haberi okurlarımıza bu tarihe kadar duyuramamızın önemli bir nedeni var kuşkusuz. Bu bilgilendirme toplantısında Madenli beldesi belediye başkanının şaşırtıcı bir konuşması basına şu şekilde yansıyordu: 

 

“Beldede 5 bin kişi yaşamaktadır. Eğer bu kişilerin bu işten menfaati olmayacaksa, kesinlikle bu işin karşısındayız. Madenli halkının menfaatine olmayacak bir şeye olur vermemizi beklemeyin''

 

Belediye başkanının bu beyanı, Senoz’daki HES uygulamalarını yakından takip edenler için tüyler ürpertici idi. Buna Madenli’ye yatırım yapacak şirket ortaklarının Rize kökenli oluşlarını eklediğimizde karşımıza çıkan tablo daha da ciddileşiyordu. Senoz halkı bunu açıkça şu şekilde yorumluyordu:

 

Vadiyi harabeye çeviren yabancı şirketler halkın göstermiş olduğu protesto karşısında geri çekilmiş, burada başka yatırım yapmanın olanaksız olduğunu kavramışlardı. Bu yüzden Rizeli şirketler harekete geçmiş Senoz’un ileri gelen yetkililerini  -pek iyi bilinen yöntemlerle-  ikna ederek vadiye girme cesareti gösterebilmişlerdi. İkna metotları ise şu şekilde olmalıydı: “Efendim biz İsrailli değiliz beş kuşak Rizeli işadamıyız, biz sizdeniz, gelin sizi de ortak edelim, biraz da biz zerkedelim”   Bakın belediye başkanı Tüylüoğlu’nun beyanını tekrar okuyunuz; 

 

“Beldede  5  bin kişi yaşamaktadır. Eğer bu kişilerin bu işten menfaati olmayacaksa, kesinlikle bu işin karşısındayız. Madenli halkının menfaatine olmayacak bir şeye olur vermemizi beklemeyin”

 

Demek Senozlu “bazılarının menfaati” için vadisini gözden çıkaracaktı. Haberi internet sitelerinde okuduğumda, yorumlar bölümüne Tüylüoğlu hakkında ağır sözler kaleme aldım. Sitemizde yayınlanmak üzere daha da ağır yazılar yazmadan önce Ahmet Ali Kork’dan konu hakkında daha detaylı bilgiler almak istedim. Ahmet bey’de şaşkındı, fakat bir yanlışlık olabileceğini Tüylüoğlu’nu tanıdığını, kendisinin bu şekilde bir niyeti olduğuna pek ihtimal veremediğini dile getirdi. Daha sonra Ahmet bey, Tüylüoğlu ile görüşeceğini söyledi. Biz de bu görüşmeden sonra yazı yazmanın daha uygun olacağına karar verdik. (Yazımızın gecikme sebebi bu görüşme nedeniyledir)

 

Bu görüşmede Mustafa Tüylüoğlu’nu Ahmet beye şunları söylemiş; 

 

“Bizlerin Senoz Vadisi’nde bilim ve hukuk dışı herhangi bir uygulamaya izin vermemiz mümkün değildir. Bunca yaşanan felaketten sonra, böyle nazik bir konuda bizim yapacaklarımız hakkında  kaygı duymamanız gerkirdi. Bizim söz konusu toplantıda söylemeye çalıştığımız ortaklık meselesine sıra gelince, bu ancak ve ancak bilim adamlarının vadi bazında havza planları yapmasından sonra söz konusu olabilir. Bu planlar yapılır ve HES projelerinin hukuka uygun olduğu ortaya konursa Senozlu’ların devreye girmesi ve bu yatırımlardan pay alması söz konusu olabilecektir”.

    

Tüylüoğlu daha sonra  sözlerine  Çay TV’de yayımlanan HES'leri konu alan belgeselimizi seyrettiğini, bu belgeselde değerli Senozlu hakimimiz Burhan Karaloğlu ve Ahmet Ali Kork’un HES'ler hakkında yapmış oldukları hukuki ve bilimsel açıklamaları  dikkatle izlediğini ve Hahançlu’ların yaşadıkları trajediyi çok iyi kavradığını ve bütün bunların Senoz’un başka köylerinde tekrarlanmasına asla izin vermeyeceklerini eklemiş.

 

Ahmet Ali Kork yapılan TV programının Senoz halkı üzerinde oldukça etkili olduğunu Senozlu’ların içinde bulundukları durumu daha iyi anladıklarını, Tüylüoğlu gibi Senoz’un önde gelen isimlerinin bu programdan gerekli dersleri çıkarmış olduklarını dile getirdi.

 

Kuşkusuz bunları işitince yüreğimize su serpildi, çabalarımızın boşa gitmediğini, hedefini bulduğunu öğrenmiş olduk. Bizler Mustafa Tüylüoğlu’nun açıklamalarına inanıyor ve kendisine güveniyoruz. Yayımlanan haber ve videolardan konunun yeterince açık olarak anlaşılmadığını, bu yüzden kendisini yanlış anladığımızı düşünüyor, hakkında yazmış olduğumuz olumsuz yorumlar dolayısı ile kendisinden özür diliyor ve görevinde başarılar diliyoruz.

 

Bu bağlamda şunu da hatırlatmak isteriz ki; gerek SenozKültür sitemizde, gerek çekmekte olduğumuz belgeselde, gerekse yazmaya başladığımız  Senoz  Vadisi’ndeki HES vakıasını konu edinecek kitabımızda, Senoz için her kim bir hayır işlemişse onun adı bu Onur Kayıtları’nda alenen yer alacaktır. Her kim Senozlu’lara danışmadan, Senoz’un kaderini belirleyecek konularda haddi aşmışsa, o da bu kayıtlarda hakkettiği lanet ile layıkıyla ödüllendirilecektir.  Bu Senozlu’lara vermiş olduğumuz sözdür.

 

Gelelim bu bilgilendirme toplantısının asıl kahramanı olan Sinan Akçal’a. 19 Ağustos (2009)eyleminde şantiyeleri ve gerilim hatlarını taşa tutan, 31 Ağustos(2009) eyleminde ise bir şantiyeyi basıp camlarını yere döken Sinan’ı Senozlu’lar  cesur bir aktivist, taviz vermez bir eylem adamı olarak tanıdılar. Daha sonra çekmiş olduğumuz belgeselde Sinan bir polemikçi olarak görülüyordu. Senozlu’ları asıl şaşırtan ise belgeselin finalinde karşımıza bu defa oldukça ‘içli’ bir sanatçı olarak çıkmasıydı; ‘Bugün gördüm bir güzel geçtum çadaha kadar adını taşıyan yeni bestesi ve bu eseri icra ederken sergilediği zarafet ve mütevekkil ruh hali Senozlu’ları büyülüyordu. Sinan daha sonra bestelerindeki lirizmi yansıtan melankolik ve zaman zaman karamsar bir ruh halinin izlerini taşıyan yazılarıyla SenozKültür sitesinin yazarları arasında yer alacaktı.

 

Bilgilendirme toplantısını haber aldığında Sinan, Senoz’da bulunuyordu. Toplantı tarihine kadar bölgeden ayrılmamaya karar verdi. Toplantı günü gelip çattığında Sinan ceplerini yumurtalarla doldurdu ve yola koyuldu. Sonra neler mi oldu? Merak ediyorsanız aşağıdaki haberlere bakabilirsiniz. Sinan’ın performansı hakkındaki yorumlarınızı -heberleri okuduktan ve videoyu seyrettikten sonra- yazarsanız sevinecektir.

  

   

 

Rize’nin Çayeli ilçesi Madenli Beldesi’nde yapımı planlanan Melikom Hidroelektrik santrali (HES) için halkın Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecine katılım toplantısı düzenlendi. Gergin anların yaşandığı toplantıda aralarında Madenli’nin Belediye Başkanı Mustafa Tüylüoğlu’nunda bulunduğu yöre halkı projeye tepki gösterdi. Yöre halkı, “Sizin dereye bırakacağınız can suyunu 100 kişi dereye inse içer. Kime sordunuz da burada HES planladınız” diyerek tepki gösterdi. 

Madenli Belediyesi Sosyal Tesislerinde düzenlenen halkın ÇED sürecine katılımı toplantısına Rize Çevre ve Orman Müdürü Sabit Kandemir, Madenli Belediye Başkanı AKP’li Mustafa Tüylüoğlu, Melikom Enerji Firması ortakları Hasan Külünkoğlu, Hakan Agun ve yaklaşık 100 dolayında yöre halkı katıldı. Toplantıda vatandaşları bilgilendiren Çevre Mühendisi Orkun Gümüştekin, Büyükçay üzerinde yapımı planlanan 10.64 Megawaat kurulu gücündeki Melikom Regülatörü ve Hidroelektrik santralinin (HES) 18 ayda tamamlanacağını belirterek “Planlanan HES projesi için 3 bin 548 metre uzunluğunda su iletim tüneli ile orman içerisinde yaklaşık 500 metre uzunluğunda yeni yol yapılacak. HES, yükleme havuzu ve cebri boru iletim hattı için 25 bin metre kare tarım arazisi kamulaştırılacak. Proje yapım aşamasında 45 daha sonra ise 10 kişi santralde çalışacak. Yıllık 10 metre küp debiye sahip Büyükçay’ın yüzde 10’luk bölümü ise can suyu olarak dereye bırakılacak. İnşaat sırasında ve işletim aşamasında çevreye zarar vermemek için azami ölçüde dikkat edilecek” diye konuştu.

İlk tepki Belediye Başkanından geldi

Toplantıda söz alan Madenli Belediye Başkanı Mustafa Tüylüoğlu, yöre halkı ile birlikte HES projesine tümüyle karşı olduklarını belirterek, “Bu yöre halkı yıllardır taş ocakları ve madenlerden dolayı çok büyük sıkıntı çekti. İkinci bir sıkıntıyı bu yöre halkı çekemez. İnsanlarımız bu HES projesine karşı çok büyük tepkilidir. Bizim burada en büyük endişemiz can suyu meselesidir. Bütün çevre hassasiyetleri giderilip endişeler ortadan kaldırıldıktan sonra bile yöre insanı bu projeye ortak olmadan kesinlikle izin vermeyecektir. Biz bu işe karşıyız. İlla da yapılacaksa bu zararı çekecek yöre halkı bu projeden istifade edecektir. Bizim büyük korkularımız var. Biz bu deremizi resimlerde son bir kez görmek istemiyoruz. Belediye olarak iller bankasından kredi alırız. Biz insanlarımızla ortak oluruz. Aksi halde burada inşaata bir şekilde başlanılırsa burada kavga ve gürültüler de başlar. Bu beldede 5 bin nüfus var. Bizim kavgamız büyük olur” dedi.

Halkı bilgilendirmek mi yoksa kandırmak için mi sunum yapıyorsunuz?

Yöre haklıda tepkilerini dile getirerek, “Bu tesisi yapma ihtiyacını nereden hissetiniz. Bu bölgede 5 bin kişi yaşıyor. Bu kişilere sormadan buraya HES projesi yapmayı nasıl kararlaştırdınız. Dereye bırakacağınız can suyunu 100 kişi dereye inse içer. 5 bin insanın hayatı geleceği ve yaşamı dikkate alınmadan bu proje hazırlanıp önümüze getirdiniz. Bana bir neden söyle, şu dereyi sana neden verelim. Sen para kazanacaksın diye biz gelecek nesillerimize ipotek koyamayız. Halkın menfaati nedir bu projede, Halkı bilgilendirmek için mi yoksa kandırmak için mi sunum yapıyorsunuz” diyerek tepki gösterdiler. Vatandaşlar oturumu yöneten İl Çevre ve Orman Müdürü Sabit Kandemir’e de tepki gösterdi. Kandemir, “Ben taraf değilim” diyerek eleştirileri cevapladı.

Yumurta atacaktı son anda engellendi

Toplantıda söz alan DP Rize Milletvekili Mesut Yılmaz’ın amcasının oğlu Sinan Akçal, kendi köyleri olan Çataldere’de de HES projesi yapımının sürdüğünü belirterek, “Bu insanlar yüzyıllardır burada yaşıyor. Buradaki insanları birbirine düşürdünüz. Bize bunu yamaya ne hakkınız var. Bizim suyumuzu almaya geldiniz. Bizim suyumuz kanımız gibidir. İnsanın kanını alırsan insan yaşar mı?. Ne hakkın var buna. Ben yüzyılladır bu toprağın sahibiyim, ayısı, çakalı ve balığı ile birlikte yaşıyorum. Siz bunları alacaksınız bizde size eyvallah mı diyeceğiz. Bize burada hikaye anlatıyorsunuz” diyerek Çevre Mühendisi Orkun Gümüştekin’e cebinden çıkardığı yumurtaları atmak istedi. Ancak araya Belediye Başkanı Mustafa Tüylüoğlu ile vatandaşlar girince engellendi.

ÇED süreci öyle yada böyle bitecek

Toplantının sonunda söz alan enerji şirketi ortaklarından Hakan Agun, bu yörenin insanı olduklarını ve hassasiyetleri göz önüne alacaklarını belirterek, “Bu ÇED süreci öyle ya da böyle bitecek” diye konuşunca vatandaşlar, “Siz bu gücü nereden alıyorsunuz” diyerek tepki gösterdi. Agun’un bu projeyi birlikte yapacağız sözleri üzerine toplantı olay çıkmadan sona erdi.

 

Toplantıda çekilen video kaydı:

http://www.dailymotion.com/video/xbcgxb_cayeli-madenli-heslere-peskes-cekil_news

Basında yeralan bazı haberler:

http://209.85.229.132/search?q=cache:JJ82F1B342UJ:www.haber53.com/haber_detay.php%3Fhaber_id%3D35111+haber53+sinan+ak%C3%A7al+yumurta&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

http://209.85.229.132/search?q=cache:o6DNukZTTDgJ:www.kackartv.com.tr/default.asp%3FI%3DHaber%26ID%3D27240+sinan+ak%C3%A7al+yumurta&cd=17&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

 http://209.85.229.132/search?q=cache:j9M-uOW6MxoJ:www.mansetrize.com/haber_detay.asp%3FhaberID%3D1728+sinan+ak%C3%A7al+yumurta&cd=2&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

 

Yorumlar (10 Yorum Eklendi):

Yunus Kork Tarih: 15 December, 2009 03:15:30
avatar

Sinan planladığı gibi her ne pahasına olursa olsun o yumurtaları onların kafalarında kırsaydı hem ilgililer konunun ciddiyetini daha iyi kavrar hem de halkın tepkisi daha gür bir sesle duyulurdu.

Eylemini planladığı gibi gerçekleştirmekten çekinmesini biraz da yalnız oluşuna bağlıyorum.

Mustafa Tüylüoğlu'nun sonradan yaptığı açıklamaları ise; kendisine gösterilen tepkiler ve eleştirilerden sonra bir geri adım atma olarak görüyorum ki bu da olumlu bir gelişmedir.
hahonçli Tarih: 15 December, 2009 06:30:34
avatar

valla sinan abinin o mahçup halini görünce üzüldüm bu firma sahipleri nasıl pişkin utanmaz soysuzlar rizeliymiş hıyar herif övünüyo bide
ongici Tarih: 16 December, 2009 02:16:58
avatar

sevgili kardeşler,

bütün bu yaşananları bir de başka bir açıdan değerlendirmekte yarar var sanıyorum. bu konuyla ilgili sitede yapılan bütün yorumlara bir göz atarsanız, herkesin ortak olarak söylediği şey, konuyu siyasallaştırmamak yönündedir.

bu sitede konuyla ilgili yazı yazanlar, bildiklerini ya da bu konudaki sezgi ve bilgi bütünlüğü içindeki görüşlerini ifade etmekteler.doğal olarak söylenenlerin herhangi bir dünya görüşünden bağımsız olarak yapılmaya kalkışılması çocukça bir yaklaşım olacaktır. yani her özgür birey konuya kendi dünya görüşü açısından bakacaktır.

son tahlilde, konuyu siyasallaştımamak mantığının geçersiz olacağı ortadadır.

b.brecht bir yazısında 'tarafsız olduğunu öne sürmek aslında egemenlerin yanında olmaktır' der.(söz birebir aynı olmayabilir)

bence, yaşadığımız sürece hep bir şeylerin, birilerinin yanında olduğumuz, olmamız gereği yadsınamaz bir gerçektir.

oysa biz şimdilerde bütün yaşamımızı sistemin verili bilgilerine göre düzenleme çabasındayız. bu verili gerçeklik yaşama, dünyaya bütünsel olarak bakmamızı engellemektir.

işte bu yüzden, derim ki, içinde bulunduğumuz bu hes savaşımı da tam anlamıyla siyasal bir eylemlilik gerektirmektedir.

çünkü karşımazda bulunan devasa sermaye güçleri, bilseniz de bilmeseniz de, anlasanız da anlamasanız da çok güçlü siyasal örgütler

içinde birbirlerini koruma ve kollama işlevini yerine getirmektedirler. bunu yaşamımızın her alanın da rahatlıkla görebiliriz.

diyeceksiniz ki bunun senozda nazlı nazlı akan, içinde kırmızı pullu, dadından yinmez alabalıkları olan suyla ne ilgisi var?

arkadaşlar,dünyada sistemin denetiminde yürütülen bölgesel savaşlar yavaş yavaş içme suyu barındıran bölgeleri kontrol altına alma savaşlarına dönüşmektedir.

ülkemiz ve özellikle karadeniz bölgesi de dünyada temiz içme suyu bulunan ender yerlerden biridir.

ortadoğudaki bu kanlı savaşın bir nedeni petrol olsa da diğer bir nedeni de içme suyudur. yani su savaşları.

düşünün kardeşler, karadeniz'de yaklaşık 700 hes projesi var. suya 700 kilit vuracaklar. gelecekte derelerinizin suyunu da şişelenmiş olarak satacaklar size.

ama abd'den, avrupa ülkelerinden ve israil'den arta kalan suyu.

yoksa ülke elektrik enerjisi gereksiniminin çok küçük bir bölümünü karşılayacak bu projelerin kimseyi ilgilendireceğini sanmam.

zaten ilerde nükleer santral yapacaklar. bununla neden uğraşsınlar.

diyeceksiniz ki, hayatımda hiç böyle komplo teorisi görmedim!

olsun, deyin ama, BİR DÜŞÜNÜN ABİLER !
sinan Tarih: 16 December, 2009 04:20:55
avatar

Ben tespit diye buna derim .Aslında herkesin biraz dilinin ucunda olupda söylemekde imtina ettiği gerçek budur.

Teşekkürler Ongici
Yunus Kork Tarih: 19 December, 2009 05:57:17
avatar


İsmail bey; kaleme aldığı bu yazısının bir bölümünde diyor ki:


“Şunu da hatırlatmak isteriz ki; gerek SenozKültür sitemizde, gerek çekmekte olduğumuz belgeselde, gerekse yazmaya başladığımız Senoz Vadisi’ndeki HES vakıasını konu edinecek kitabımızda, Senoz için her kim bir hayır işlemişse onun adı bu Onur Kayıtları’nda alenen yer alacaktır. Her kim Senozlu’lara danışmadan, Senoz’un kaderini belirleyecek konularda haddi aşmışsa, o da bu kayıtlarda hakkettiği lanet ile layıkıyla ödüllendirilecektir. Bu Senozlu’lara vermiş olduğumuz sözdür.”


İlgili çalışmaları ve bu çalışmalarda isimleri yer alacak olan Senoz ileri gelenlerini; özellikle “Senozlu’lara danışmadan, Senoz’un kaderini belirleyecek konularda haddi aşmış olanların” kimler olduğunu ya da olabileceğini merak ediyor ve bu çalışmaların neticesini sabırsızlıkla bekliyorum.


İsmail beye ve ilgili çalışmalara katkıda bulunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.
ayses Tarih: 02 January, 2010 02:57:51
avatar
kötü odunun çivisi kendinden olurmuş......
HEVENKLİ Tarih: 02 January, 2010 11:50:44
avatar
Ayses ne demek istiyor acaba , biraz daha açık ifade kullanırsa iyi olur.
Yunus Kork Tarih: 03 January, 2010 05:13:35
avatar

Ayses'i tanımıyorum ama benim ne demek istediğimi çok iyi anlamış ve cevabı da bu anlamda çok isabetlidir.

Açık ifade kullanmaktan birçoğumuz özenle uzak duruyoruz.

Bu çerçevede Ayses'i anlayışla karşılamak gerek.
erdinç ay Tarih: 26 March, 2010 02:41:56
avatar
Sinan abi harika bir insansınız. Cide hes ile verdiğimiz mücadelede sizi örnek alıyoruz. Toplantımız gelip bizi hem bilgilendirdiğiniz hemde şereflendirdiğiniz için çok ama çok tşk. ederiz.
en derin saygılarımla
cemil kork Tarih: 26 March, 2010 04:14:09
avatar
çataldere koyunu hesler bozdu madenkoyve çevresınıda maden bozdu tabıkı bazıları harıç aç karnını doyuranlar adam oldu yazıklar olsun sınanda boşun a oğraşıp duruyor ona yakışmıyor butııp ışler

Yorumunuzu Ekleyin comment

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Bu haber için oy ver
3.25
Powered by Vivvo CMS v4.0.3