Anlamını Bilmediğim Kelime: KRİZZZ
Anlamını Bilmediğim Kelime: KRİZZZ
İktisatçı ya da ekonomist değilim ancak işim gereği çok fazla duyduğum kriz nam-ı diğer ‘Üreten değil Tüketen Toplum’ hakkında naçizane sesimi duyurmak istedim siz hemşerilerime.
Bugün krizin ne olduğu hakkında vatandaş olarak derin araştırmalara dalsak da anlamıyoruz bir türlü ne olduğunu. Önümüze yüzlerce anlamını bilmediğimiz terimler sıralanıyor. Arbintraj, kapitalist yönetim sistemi, bookmarks vs. vs. Bu kelimenin ne anlama geldiğini öğrenmemizi istemiyorlar mı diye düşünmeden alamıyorum kendimi?
Çok mu kötü bir şey bu kriz? Yoksa aslında göremediğimiz iyi yönleri de var mı ?
Aslında o kadar da kötü bir şey değil kriz…
Kriz gençlerimiz için en güzel bahane aslında. Örneğin;
”Abi bende şans yok ki okul bitti ülkede KRİZ var, yoksa biliyorsun yani…”
Sadece gençler için değil esnafında arayıp bulmadığı sihirli kelimedir o. Örneğin;
”Abi ne oldu bizim çek karşılığı yok diyor buradaki arkadaş”
“ya abi sorma bizim iş yaptığımız firma KRİZ den etkilenmiş alamadık ki verelim”
Yani aslında çocuk yada ahmak yerine konulup şöyle deniyor bize
Bak vatandaş senin aklın ermez çapraz paritelere
Sana sorarlarsa nedendir diye
Hiç düşünmeden vereceksin cevabı kriz diye
Örnekleri biraz daha tartarak düşünürsek kriz; üreten ülkelerden çok tüketen ülkelere zarar verir. Kriz çoğu zaman aradaki farkın içinden çıkılamadığı durumlarda söylenen bir terim. ‘Yönetimler’ için verilmesi gereken cevaplardan en güzel kaçış şekli…
Uyuma hemşerim, koyun olma aç gözlerini … Atı alanlar Üsküdarı geçti gidiyor bile; tüketen değil üreten toplum olmaktan geçer KRİZ kelimesini uzak durmak. Yarışma yanındaki adamlarla bırak onun parası varsa çıksın tatile; sen tatil kredisi alma arkadaş, eğer 5tl sigaraya verdiğin için kalmıyorsa cebinde paran, bırak içme ya da al en ucuzundan bir tane. ‘Anadolu’ sigarası içiyorsun diye hor mu görürler seni? Öyle ya, senin asıl vatanın değil mi Anadolu ?
Kapat artık bilgisayarı, kaldırın gençleri monitörlerin başından, kapattırın facebookları msn leri, üretmelerini sağlayalım tüketmelerini değil..
Ancak bu şekilde duymayız bu anlamını bilmediğimiz kelimeyi….
Eğer soruyorsanız bana ‘Ey Buğra söyle bize nedir bu krizin en güzel açıklaması’ diye işte size çok kısa bir hikaye;
Devlet bir gün, geniş ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak bir adamı 500 TL maaşla bekçi olarak işe almaya karar verir.
Bir süre sonra düşünülür ;
‘’Peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak’’
Bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere, 750’şer TL maaşla, iki kişi işe alınır.
Bir süre sonra;
‘’İşleri yapıp yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz’’ diye düşünülerek, 1.000’er TL maaşla, iki denetmen işe alınır, biri denetim yapar diğeri raporları yazar .
Bir süre sonra da;
‘’ Bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek ‘’ diye tartışılır ve 1.500’er TL maaşla, bir muhasebeci şefi, bir katip, bir de istatikçi işe alınır.
Bir süre sonra ;
‘’Peki bunlardan kim sorumlu olacak.’’ Diye düşünülür ve 5.000 TL maaşlı bir müdür ve 3.000’er TL maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır.
Bir süre sonra, ülkede ekonomik kriz çıkar ve bütçedeki masrafları kısmak için bekçi işten çıkartılır...
Yazan: Buğra Kural









Yorumlar (21 Yorum Eklendi):
harikasın buğra..
yazılarının dewamını bekliyoruz...
Tebrik ederim buğracım emeğine sağlık...
Buğra kardeş bir söz var aynası iştir kişinin lafına bakılmaz ama şuanda malesef öyle bir sistem kurulmuş ki bunlar aynanın arkasında iş yapıp önünde konuşuyorlar söylediklerinde çok haklısın gerçekten malesef biz gençler çok duyarsızız bu konulara bende gelecekte bir ekonomist olarak önümü görmeye çalışıyorum ama kapatıyorlar önümüzü her fırsatta bence bu yazın bir çok yerde yayınlanmalı tebrik ediyorum seni...
Yüreğine sağlık Buğra'cım.
Mükemmel bir yazı olmuş.
Anıl Köksal - Şekerbank Alternatif Dağıtım Kanalları
Gençlere gelince tabiki krizi bahane edenlerde oluyodur çalışmamak için :) ama öyle bir zamanda yaşıyoruzki nüfus kalabalık emeklilik yaşı gelmiş insanlar halen çalışmaya devam ediyor geçim sıkıntısından dolayı ve gençlerin önü açılamıyor maalesef..
Bide torpil konusu çok meşhur bizim ülkemizde arkası olan eğitim düzeyi farketmeksizin iyi yerlere geliyorlar eğitim görmüş kişilerin yerleri dolduğu için onlar açıkta kalıyorlar.Bu şuan kriz dönemindede böyle bence torpili olan işe giriyor olmayan açıkta.Kriz işverenleri zengin ederken işten çıkan insanları fakirleştiriyor buda doğal olarak işverenlerin işine geliyor...Kriz bitmiş olsa bile işverenler için halen devam ediyor
Bu dikkat çekici ve espirili yazı genç arkadaşımız Buğra Kural'ın sitemizde yayımlanan ilk yazısıdır.
Kendisinin bundan sonra direkt Senozla ilgili konular hakkında yazılar yazmasını bekliyoruz. Bu dilek aslında diğer Senozlu gençlerimiz içinde geçerlidir.
Buğra'yı bu girişimi ve cesareti için kutluyoruz.
İsmail Akyıldız nam-ı diğer Godgodiç
Ülkemizde konuşmanın korkudan ibaret olduğu şu günlerde ne mutlu ki hala tereddütsüz düşüncelerini söyleyebilen bir dostumuz var...
Ağzına ve yüreğine sağlık bubuuuu....
Güneşli bir günde kayayı yontmaktadır
ihtiyar bir taşcı.Güneş onu kavurmaktadır,oda Tanrıya yakarıp güneş
olsaydım der.
Ol der tanrı güneş oluverir fakat bulutlar gelir güneşin hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister,Ol der tanrı bulut
olur,rüzgar alır gider bulutu,rüzgarın
oyuncağı olur.
Rüzgar olmak ister bu kez,onada Ol der
tanrı .Rüzgar her yere egemen olur,
fırtına olur,kasırga olur herşey
karşısında eğilir.Tam keyfi yerindeyken
koca bir kayaya rastlar.Rüzgar ordan
eser burdan eser kaya banamısın demez!
...Tanrı kaya olmasınada izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık.
Sırtında bir acı ile uyanır.
İhtiyar bir taşçı kayayı yontmaktadır.
Nietzsche
(Kaderini sev-belki seninki en iyisidir)
olur.
Senin en yakınında ben varım ve biliyorum ki sende nice bilgiler ve birikimler var.
sürekli konuştuğun ve savunduğun şeyleri şimdi de yazmışsın.
Eline yüreğine sağlık...
Yorumunuzu Ekleyin