Köyler
Anket:
Sitemizi Beğendiniz mi?
Dr. MAHMUT AKYILDIZ HES’leri DEĞERLENDİRİYOR
Senoz Yöresi Derneği Başkanı Dr. Mahmut Akyıldız HES’ler hakkında genel bir değerlendirme yaparak, bu konu ile ilgili fikirlerini oldukça yalın, sıcak, samimi bir uslupla bizlerle paylaşıyor. Daha önce çeşitli toplantılarda ve medya kuruluşlarında fikirlerini dile getiren Akyıldız bu defa görüşlerini bir sohbet havası içersinde direkt olarak Senozlu’larla paylaşıyor.
Aşağıdaki metinde görüldüğü üzere o, bir 'kalp doktoru' olmanın gerektirdiği özenle konusuna dikkat ve ciddiyetle yaklaşmaktadır. Mahmut Akyıldız HES olgusunu, bir bilim insanı titizliğiyle, bilgiyi direkt olarak kaynağına giderek konunun uzmanlarıyla istişare ederek, tartışarak, gerektiğinde onlarla arazide keşifte bulunarak ele almıştır. Ameliyat masasında yatan ölümcül hastayı hayata kazandırmak için kullanmış olduğu bilimsel yöntemi, bu defa kollarımızda yaralı olarak uzanan Senoz’u tekrar hayata döndürmek için kullanmaktadır.
Unutulmaması gereken bir başka nokta da Mahmut Akyıldız’ın yöremizde ekonomik sıkıntılar içinde bunalan hemşerilerimizin durumunu bizzat içeriden görebilme, değerlendirebilme, onlara anlayış ve sevgiyle yaklaşabilme yeteneğine sahip olmasıdır. Kendisi bir zamanlar bizzat bu sıkıntılara maruz kalmış bir çocuktu.
Mahmut Akyıldız’ın söylediklerinin içi doludur, altı sağlamdır, bu görüşler kahvehane dedikodularından ibaret değildir. Bir sonuca varılmadan önce güvenilir ve tarafsız kaynaklardan sağlam bilgiler derlenmiş, bu bilgiler sıkı değerlendirmelere tabi tutularak sonuca ulaşılmıştır.
O, Senoz ve Senozlu’lar için bugün de elinden geleni yapmaktadır. Bu yüzden vicdanı rahattır. Bu yazıyı sitemize gönderdiği için kendisine teşekkür ediyoruz.
İsmail Akyıldız
Arkadaşlar, uzun zamandır sitelerdeki değerlı yorumlarınızı zamanımın kıt olmasına rağmen takip ediyorum. Bende sizlerden birisi olarak polemiğe girmeden karşılıklı saygı ve sevgi kuralları çerçevesinde düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Ben de o köyde doğdum, okula gittim, yaylalarda çobanlık yaptım. O zamanlarda elektrik yokdu, dolayısıla teknolojinin nimetlarinden yoksunduk. 15 tane ineğimiz 10 tane tavuğumuz 30 tane peteğımız vardı. Çay bahçemız yoktu, en büyük zevkim derede alabalık tutmakdı, o zaman ben çok mutlu bir çocuktum. O zamanlar çobanlıkda delikli şemsiyenin altıda ders çalışırdım kitaplarım ıslanırdı akşam ateşde kurutur ertesi gün kaldığım yerden devam ederdim. Küçük çocukdum ama hep büyük hayallerim vardı. O gün bu gündür hep çalışırım. Şimdi ise alt katta güneş almaz odalarda gecelı gündüzlü ve de çok stresli bir iş yaşantım var.
Uzun meşakatlı bir yolculuk sonunda, isteyerek, inanarak ve de çalışarak, iyi günlere olan inancımı yitirmeyerek yol alabildim. Bütün bunları İngiliz Kraliyet Ailesi’nden gelmediğimi, aynı köyde eşit olmayan şartlarda hayata başladığımızı anlatmak için yazıyorum. Bugün farklı yerlerde bulunmamamızın nedeni olaylar karşısındaki tepki ve tercihlerimizin farklı olmasıdır. Dünkü tercihlerimizle bugünümüzü yarattık, bugünkü tercihlerimizle de yarınımızı yaratacağımızı unutmayınız.
HES meselesini duyduğumda köyüme iş ve aş gelecek diye en çok ben sevinmiştim. Dereler boşuna akmayacakdı, ülkem enerji kazanacak, köyümün ve yaylalarımın yolları yapılacak, köyümüzde geçici de olsa iş istihdamı yaratılacakdı.
Sorumluluk mevkisinde olmam nedeniyle bazı çatlak sesler duymaya başladım; “kim bunlar neden karşılar, bir menfaat çatışması mı bu? Ellerinde ciddiye alınır bilimsel veriler var mı?” Doğrusu bende hata yapmamak doğru zamanda doğru tarafta yer almak kaygısıyla araştırmaya koyuldum.
HES'lerle ilgili olan bir çok bilgi kaynağını araştırdım, bu konularda uzmanlaşmış kurum ve kişilerle görüştüm; İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Bölüm Başkanı, İTÜ Maden Fakültesi Bölüm Başkanı, Karadeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Bölüm Başkani, Ege Üniversitesi Genetik Fakültesi Bölüm Başkanı ve Nükleer Araştırmalar Bölüm Başkanı’nı gibi kişilerle ciddi istişarelerde bulundum, hatta üç uzmanla yerinde incelemelerde bulunduk.
Bütün bu çalışmarın sonucunda vardığım sonuç şudur; Yöremizde uygulanması planlanan projeler devlet denetimi ve bilimsellikden tamamen yoksundur; bütün bu projelerin insan dahil bütün canlı yaşam gözardı edilerek uygulanmakta olduğunu kaygı ile farkına vardım.
Sevgili kardeşlerim, sizin bugün gördüğünüz tahribat devede kulak bile değil, mevcut haliyle doğa alınacak bazı önlemlerle kendisini yenileyebilir, fakat esas tahribat su tünele veya borulara sokularak doğadan uzaklaştırıldığında ortaya çıkacaktır. Milyonlarca yılda kurulan bu ekolojik dengenin ana unsuru olan suyu doğadan uzaklaştırdığınızda o doğada yaşayan bütün canlıların ve yeşilliğin size cevabı sararmak, solmak ve sonunda ölmek olacaktır. Bu önyargıyla verilmiş olan ani bir karar değil bilimsel verilerin analizi sonucu ulaştığım bir görüştür.
Arkadaşlar, bir örnek verecek olursak insan vücudunun %75 sudur bunun 5 litresi damarlarda dolaşir, bunun 2 litresini damardan akınca insan ölüyorda %90 i su olan ağaçların damarından suyun %97 sini alınca onların yaşamlarını devam ettirmesini nasil beklenebilir. Nükleer araştırma uzmanları, üretilen elektriği taşımak için yapılacak yüksek gerilim hattının 700 metre yakınına radyasyon yaydığını söylüyor, o vadide çocuklarınızı büyütürken rahat olacak mısınız? Arkadaşlar İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Bölüm Başkani Prof. Dr. Kadir Erdin bey bana “Doktor, bu projeler bu vadiye uygulanırsa bu vadiyi unut” dedi. Ben vadimi unutmak istemiyorum, Galileo’da tezinde haklıydı ama faturasını idam edilerek ödedi, 10 sene 20 sene sonra benim haklı olmamın hiç bir anlamı kalmayacak.
Sevgili kardeşlerim, gözlemci hekim olarak Amerika’da bulunduğum sırada dünyanın en ünlü kalp cerrahi Bruce Leighton Türk olduğumu öğrenince; “Sen Ayder’i bilir misin?” diye sordu. Bende “oralıyım” deyince, “sen cenneti neden bırakıp buraya geldin” diye sordu, bende “maalesef ben İstanbul'da yaşıyorm” dedim. Altın eller türizm cennetini bir görüşte keşfetmiş, biz bir ömür boyu görsek de keşfedemiyoruz. Onlarla aramızdakı farkda budur.
Arkadaşlar, sizleri aklın, bilimin, doğruların yanında olmaya davet eder hepinize saygılar sunarım.
27 Mart 2009
Bu haber için oy ver









Yorumlar (6 Yorum Eklendi):
Hergün birçok insana şifa dağıtan, hayata kazandıran bir insan olarak bu kadar işinin arasında köyümüzün bu özel sıkıntılarıyla uğraşmanı takdir ediyorum. Sana Allah'tan kuvvet ve güç vermesini diliyorum.
Beni ameliyat edeceğini söylediğinde hiç kormadım çünkü önce Allah'ın elinde sonra da senin gibi bir ustanın ellerindeydim.
Bir Çataldereli olarak seninle gurur duyuyorum.
AHMET AKSU
Doktorumuz Sayın Mahmut Akyıldız, değerli zamanlarıdan zaman ayırıp; yöremiz için hayati önem taşıyan ilgili konu hakkında bizleri, özellikle insanımızın konuya duyarsız kesimini bir kere daha uyarıp uyandırarak durumun ciddiyetini kavramamıza yardımcı olacak değerli açıklamaları için kendilerine teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.
Herkese sevgi ve saygılar
Yunus Kork
Çok değerli hemşerimiz, komşumuz, canımız, ciğerimiz, Senoz Yöresi Derneği Başkanı Sayın Dr. Mahmut AKYILDIZ’IN, İlimiz Rize’nin Çayeli ilçesi, bölgemiz Senoz'da gerçekleştirilmek istenirken hukukun engeline takılan “HES”ler konusunda yaptığı içten ve çok samimi genel değerlendirmesini büyük bir haz duyarak okudum.
Genç yaşına rağmen, köyümüzün bugünkü refah seviyesinden %75 mahrum olduğu, namüsait şartlar altında yaşam savaşı verildiği Ogünleri yaşarken gösterdiği fevkalade performansın ardından geldiği konumda kendisiyle gurur duymamak, o ve onun gibi değerlerimizi dışlamak akıl kârı olmasa gerektir.
Alafı, çimeni, köçü, aherculuğu, değermenculuğu, kalifçuluğu, çaçi, çeydehi ve daha neler neleri bilen, bütün bunlardan yaşamında izler, derin hatıralar olan, köyüyle, köylüsüyle gurur duyan ve her hal’ü kârda yanlarında olan, yanına kolayca ulaşılan, şaka yapılan bu çok değerli kardeşimize şahsım, duyarlı, sağduyulu köylülerim adına en derin şükranlarımı arz ediyor, selam ve sayılarımla yolun açık olsun diyor, heriki cihanda saadetler diliyorum.
muallim vasap ziya
Hemserım sayın Mahmut Akyıldız yazılarını okudum cok begendım ama malesef ne yapalım kalp degıl kı tamır edesın agacların yedeği yok ki yerine dıkesın olan oldu bır kere Senoz deresı maf olduktan sonra sımdı durdurmuslar neye yarar memleketıne orf adetlerıne onem verdıgın ıcın sızınle gurur duyuyoruz.
ALLAH deremızde sızın gıbılerın sayısını arttırsın
Zıya Akçal'a da tesekkuler.
Bende çataldere Genciyim Bende enerjiye karşı değilim, ama karşı olduklarım şeylerde var...
Bazı şeyleri görmek için bulunduğunuz yerden yükseklere çıkmak gerek oradan bakınca ancak durumun gerçek yüzünü görebiliriz.
elektiriğide çok fazla da yanında olamamak lazım mazallah çarpar:)) yazık olur.
saygılarımla,
Mustafa AKYILDIZ
Yorumunuzu Ekleyin